Terminasyon Nedir? Gebelikte Terminasyon Neden Yapılır?

Hamileliği sonlandırma kararı alan çiftler, bu zorlu kararın ardından duygusal olarak güç bir dönemden geçebilir. Bu kaybın ardından kısa veya uzun süreli olarak duygusal sorunlar yaşayabilirler. Bu süreç, aileler için oldukça önem taşır ve genellikle zor bir deneyim olur. Çoğu zaman, ailelerin bebekleri için veda töreni düzenleme veya onunla fiziksel bir temas kurma fırsatları bulunmaz. Anne adayı, sadece bebeğini değil, onunla ilgili kurduğu hayalleri ve yaptığı planları da kaybeder.

Terminasyon Endikasyonları ve Yöntemleri 

Doğumda veya çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunları oluşturabilecek ağır genetik ya da yapısal bozuklukları olan bebekler, bebek ölümleri ya da annenin hayatını tehlike altına sokacak durumlar hamileliğin sonlandırılması için geçerli nedenler arasında yer alır.

Hamileliğin sonlandırılmasında, tıbbi yolla düşük yapılmasını sağlamak amacıyla ilaç kullanımı tercih edilir. Bu ilaçlar, genellikle doğum sürecini başlatmak için kullanılır ve rahim kasılmalarını artırarak rahim ağzının yumuşamasını ve genişlemesini sağlar. Bu ilaçlar esas olarak prostaglandinler ve oksitosin olarak bilinen iki ana grupta sınıflandırılır.

Misoprostol

Misoprostol, laboratuvarda üretilmiş bir prostaglandin türevi olup, Türkiye dahil birçok ülkede sıkça kullanılır. Aslında mide sorunları için kullanılan bu ilaç, 100 ve 200 mikrogramlık dozlar halinde tablet formunda bulunur ve genellikle doğumu kolaylaştırmak amacıyla rahim ağzını yumuşatmak için kullanılır. Ancak, Türkiye'de misoprostolün bu amaçla kullanımı hakkında net bir yasal düzenleme yoktur ve durum belirsizliğini korumaktadır.

Misoprostol, vajinal (vajinanın iç kısmı), ağızdan (yutularak), dil altı (dilin altına konularak), rektal (makattan) ve yanak içi (yanakların içine yerleştirilerek) gibi çeşitli yollarla uygulanabilir. İlacın etkisi, hamileliğin kaçıncı haftasında olduğu, verilen ilaç dozu ve ilacın ne sıklıkla kullanıldığına bağlıdır. İlaç kullanımı, annenin sağlık geçmişi, hamileliğin süresi ve daha önce geçirilmiş sezaryen operasyonları dikkate alınarak planlanır. Hamilelik süresi uzadıkça, rahmin bu ilaca karşı duyarlılığı artar. İlacın vajinal kullanımında, tabletlerin kuru veya nemli olarak uygulanması mümkündür, ancak bu yöntemlerin etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Misoprostolün saklanması kolay ve maliyeti düşüktür. Yan etkileri arasında mide bulantısı, baş ağrısı, kusma, ishal ve yüksek ateş bulunabilir.

Eğer misoprostol düşük dozda kullanıldığında başarısız olursa veya anne adayının birden fazla sezaryen operasyonu geçmişi varsa, rahmin alınması (histeretomi) işlemi yapılabilir. Bu operasyon, vajinal doğumun uygun olmadığı durumlarda da düşünülebilir.

Eğer bebek, hamileliğin 23. haftasından büyükse ve sonlandırma kararı alınmışsa, fetosit işlemi uygulanabilir. Bu işlem, ultrason yardımıyla bebek kalbine potasyum klorür enjekte edilerek kalp atışlarının durdurulmasını içerir.

Terminasyon Nedir? Gebelikte Terminasyon Neden Yapılır?

Gebeliğin Tıbbi Terminasyonunun Türkiye'de Yasal Boyutu

Türkiye'de, 1983 yılında 18059 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan bir yasa gereğince, hamilelik süresi 10 haftayı geçmişse ve anne adayının hayatını tehlikeye atıyorsa veya doğacak bebekte ciddi engellilik durumları bekleniyorsa, Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanının yanı sıra ilgili bir başka uzman doktorun da detaylı bir rapor vermesiyle hamilelik sonlandırılabilmektedir.

Hamilelik, anne ile bebeğin birlikte geçirdiği bir süreçtir ve bebeğe yönelik her türlü müdahale için öncelikle anne adayının rızası alınmalıdır. Anne adayının sağlık, kişilik ve insan hakları her zaman gözetilmelidir. Hamilelik sonlandırma seçeneği sunulurken, sağlık çalışanlarının tarafsız olması ve anne adayını yönlendirmemesi gerekmektedir. Sağlık çalışanları, alanlarındaki güncel gelişmeleri takip ederek bilgi ve becerilerini sürekli güncel tutmalıdır.

Hamilelik kaybı, çiftler için üstesinden gelmesi zor bir yaşam deneyimidir ve sadece anneyi değil, tüm aile bireylerini de etkiler. Aileler, yalnızca bebeklerini kaybetmenin üzüntüsüyle değil, aynı zamanda geleceğe dair endişelerle de karşı karşıya kalır. Yas tutma sürecinde ailenin gösterdiği tepkilerde "doğru" ya da "yanlış" diye bir ayrım yoktur ve her ebeveyn bu süreci kendi şeklinde yaşar. Kadınlar, yaşadıkları kayıp sonrasında destekleyici bir bakıma ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler, suçluluk, umutsuzluk, çaresizlik ve kaygı gibi güçlü duygusal tepkilerle mücadele ederken, unutkanlık, yorgunluk ve iştah kaybı gibi bilişsel ve fiziksel tepkiler de yaygındır. Yas sürecinin ne zaman sona ereceği kesin olarak bilinmez ve bazı ebeveynler için bu üzüntü ömür boyu sürebilir, kendilerini bir daha asla eskisi gibi iyi hissedemeyebilirler.

Yasa Verilen Genel Tepkiler Nasıldır?

Yetişkinlerin bir kaybı yaşadıktan sonra gösterdikleri yas tepkilerini anlamak için, çocukluk dönemlerinde yaşadıkları deneyimlerin önemli olduğu belirtilmektedir. İnsanlar hayatları boyunca sürekli bir şeyler kaybederek yeni şeyler kazanırlar. Bir çocuk, kayıp ve kazanım döngüsünü güvenilir bir ortamda sağlıklı bir şekilde deneyimleyebilirse, yas tutma süreçlerini daha sağlıklı bir şekilde yönetebilecek bireyler olarak gelişir.

Yas süreci sırasında kişiler, özellikle duygusal açıdan büyük etkilenmeler yaşarlar. Ancak, bu süreç sadece duygusal boyutta değil, davranışsal, fiziksel ve bilişsel boyutlarda da kişiyi etkileyebilir. Yas tutan kişilerde depresyona benzer belirtiler, örneğin uyku problemleri, sosyal olarak içe kapanıklık, yeme alışkanlıklarında değişiklikler gibi sorunlar görülebilir. Bu tür belirtiler yas sürecinde normal olarak kabul edilir ve zamanla azalması ya da kaybolması beklenir.

Terminasyon Nedir? Gebelikte Terminasyon Neden Yapılır?



Algı Boyutunda Yas Süreci ve Verilen Tepkiler

Yas süreci boyunca, bir kişi gerçek kabullenme noktasına ulaşana kadar birçok zorluk yaşar. Ölüm, her ne kadar hayatın bir parçası olarak bilinse de, gerçekleştiğinde, bunu gerçekten kabul etmek zor olabilir. İnsanlar, bir kaybı deneyimlediklerinde, bazen olayın tam olarak farkında olmayabilir, kendilerini gerçeklikten kopuk ve duygusal olarak uyuşmuş hissedebilirler.

İlk tepkiye genellikle inkâr denir ve aslında kişinin şoka olan tepkisine yavaş yavaş alışmasına yardımcı olur. Karşılaşılan bilişsel zorluklardan bazıları, kaybedilen kişinin hala hayatta olduğuna inanma, olayı kabullenmeme, endişe, gerçek olmayan görüntüler görme ve kafada sürekli olarak geçmiş anıların tekrarlanmasıdır. Bu durumlar birkaç saat sürebileceği gibi, birkaç gün de devam edebilir.

Duygusal Boyutta Yas Süreci ve Verilen Tepkiler

Her ne kadar insanların kayıp sonrası duygusal tepkileri toplumdan topluma ve kültürden kültüre değişiklik gösterse de, kayıp yaşayan kişiler dünya genelinde üzüntü hissederler. Kaybın farkına varmaya başladıkça, insanlar kaybettikleri kişiye duydukları derin özlem ve yalnızlık duygularıyla yüzleşirler. Kayıptan sonra yaşanan duygusal yalnızlık, etraflarında birçok kişi olmasına rağmen bireyin kendini tek başına hissetmesidir.

Kayıp sonrasında insanlar, şiddetli özlem, yalnızlık, korku ve öfke gibi duygusal sorunlar yaşayabilirler.

Fiziksel Boyutta Yas Süreci ve Verilen Tepkiler

Kayıp yaşandıktan sonraki yas sürecinde, insanlar özellikle başlangıçtaki şok döneminde birçok fiziksel reaksiyon gösterebilir. Bu dönemde insanlar sıklıkla nefes almada zorlanma, boğuluyor gibi hissetme, kalbin normalden farklı atması, sürekli bir yorgunluk ve boğazda bir gerginlik hissi gibi fiziksel sorunlar yaşayabilirler. Bu tür fiziksel belirtiler, kaybın hemen ardından görüldüğünde genellikle normal karşılanır. Ancak, yas süreci uzadıkça, bu fiziksel sorunlar daha ciddi sağlık problemlerine sebep olabilir. İlk zamanlarda ölüm riskinin arttığı, kazalara daha sık rastlandığı, intihar düşüncelerinin ve alkol kullanımının artabileceği bilinmektedir.

Sosyal Boyutta Yas Süreci ve Verilen Tepkiler

Bir kişinin sevdiklerinden birini kaybetmesi, aile içindeki rollerde değişikliklere yol açar. Örneğin, bir baba eşi vefat ettiğinde, çocuklarının annelerinin yokluğunu hissetmemesi için anne gibi davranmaya başlayabilir. Bu durum, yas tutan kişinin sosyal ilişkilerinde ve iletişiminde de değişikliklere neden olur.

Yas tutan bazı kişiler, acıyı tetikleyebilecek her türlü anıdan uzak durmayı tercih ederler. Kaybettikleri kişiye ait eşyalardan ve anılardan kaçınırlar, bu durum genellikle geçici bir süreçtir. Ancak, anılar tamamen ve hemen yok edilirse, yas süreci daha zorlu bir hale gelebilir.

Yas tutan kişiler aynı zamanda sağlıksız davranışlara yönelebilirler; alkol ve uyuşturucu kullanımı, iştah değişiklikleri, uyku düzensizlikleri, sürekli ağlama, sosyal çevreden çekilme, tekrar eden rüyalar ve sürekli olarak kaybettikleri kişiyi düşünme gibi davranışsal tepkiler sergileyebilirler.

Ruhsal Boyutta Yas Süreci ve Verilen Tepkiler

Bir kişinin kaybı, onun varoluş nedenini sorgulamasına, dünyaya bakış açısını değiştirecek kadar derin bir etkiye sahip olabilir. Böyle bir kayıp, kişinin ailesine, sosyal çevresine, dini inançlarına veya yaşam deneyimlerine dayanan temel felsefi inançlarını sarsabilir ve değiştirebilir. Bir kişinin dini inancı ne olursa olsun, kayıp sonrasında inançlarını yeniden değerlendirme ihtiyacı hissedebilir.

Yas, biyolojik bir temele sahip olduğundan evrensel bir duygu olarak kabul edilir. Ancak, bir kişinin kayıp sonrası başa çıkma yöntemleri kültüre göre farklılık gösterebilir. Yas tutan kişilere destek olurken, kültürel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır.

Farklı kültürlerde yas tutma süreçleri normal kabul edilebilirken, bazen bu süreç uzayabilir ve patolojik, yani sağlıksız bir boyuta ulaşabilir.

Terminasyon Nedir? Gebelikte Terminasyon Neden Yapılır?


Gebeliğin Tıbbi Terminasyonu ve Süreçte Hastanede Bakımı Nasıl Olur?

Hamilelik sırasında, anne ya da bebekle ilgili nedenlerle hamileliğin sonlandırılması gerektiğinde bu durum, hamile kadın ve ailesi için ciddi bir kaygı, stres ve endişe kaynağı olabilir. Hamilelik sonlandırma süreci boyunca kadın, korku, kaygı ve bilgi eksikliği gibi bir dizi zorlukla karşı karşıya kalabilir.

Hamileliğin tıbbi olarak sonlandırılması sırasında, doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında kadının ihtiyaç duyduğu kapsamlı sağlık bakımı, dikkatli gözlem ve takip ile sağlanabilir. Hemşireler, hastanın sağlık sorunlarını tespit ederek, onlara bakım sağlama görevini üstlenir. Diğer sağlık çalışanları ile işbirliği yaparak koordinasyon sağlar ve kayıp yaşayan kadının bakımında aktif bir rol oynar. Hemşireler, güvenilir bir ilişki kurarak hastalarına yeterli zamanı ayırır, kadının duygularının farkında olur ve gerekirse bu duyguları ifade etmesine yardımcı olur ve konuyu açıkça konuşmaktan çekinmez.

Hamilelik sırasında, anne ya da bebekle ilgili nedenlerle hamileliğin sonlandırılması gerektiğinde bu durum, hamile kadın ve ailesi için ciddi bir kaygı, stres ve endişe kaynağı olabilir. Hamilelik sonlandırma süreci boyunca kadın, korku, kaygı ve bilgi eksikliği gibi bir dizi zorlukla karşı karşıya kalabilir.

Hamileliğin tıbbi olarak sonlandırılması sırasında, doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında kadının ihtiyaç duyduğu kapsamlı sağlık bakımı, dikkatli gözlem ve takip ile sağlanabilir. Hemşireler, hastanın sağlık sorunlarını tespit ederek, onlara bakım sağlama görevini üstlenir. Diğer sağlık çalışanları ile işbirliği yaparak koordinasyon sağlar ve kayıp yaşayan kadının bakımında aktif bir rol oynar. Hemşireler, güvenilir bir ilişki kurarak hastalarına yeterli zamanı ayırır, kadının duygularının farkında olur ve gerekirse bu duyguları ifade etmesine yardımcı olur ve konuyu açıkça konuşmaktan çekinmez.

Sonuç ve Öneriler

Terminasyon sonrası yapılan bir araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, hamileliklerini sonlandıran kadınların yaşadıkları üzüntü düzeyinin oldukça yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmaya göre, çalışan kadınlar arasında bu üzüntü ve perinatal yas ölçeğindeki puanlar, çalışmayanlara kıyasla daha yüksek çıkmıştır. Üniversite veya daha yüksek eğitim seviyesine sahip olanların yas ölçeği skorları diğerlerine göre daha düşük olmakla birlikte, bu farkın istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiştir. Düşük ve kürtaj geçiren kadınlar arasında, bu olayı bir kez yaşayanların üzüntü, başa çıkma zorluğu, umutsuzluk ve toplam yas puanları daha yüksek çıkmış, iki veya daha fazla kez yaşayanların puanları ise daha düşük bulunmuştur. Ayrıca, üzüntü seviyesinin artmasıyla yasın alt boyutları ve toplam yas puanının azaldığı, bu azalmanın istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir.


Terminasyon yaşayan hamile kadınları psikolojik açıdan değerlendiren çalışmaların sayısının az olduğu görülmekte; bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Terminasyon kararı alınan hamile kadın ve ailesine, terminasyon süreci öncesi ve sonrası hakkında detaylı bilgi verilmesi önemlidir. Terminasyon nedeniyle tedavi gören hamile kadın ve eşine genetik danışmanlık hizmeti sunulmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar gazete net - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak gazete.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan gazete.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler gazete.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı gazete.net değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni TCMB Başkanı Hakkında Görüşünüz?